« tüm yazıları
İlişkide "sevgilim beni nasıl beğenirsin?" eşiği Yıllardır dalga geçe geçe, gülerek paylaştığımız bir video var. Ergenliğe henüz girdiği belli olan bir genç kız kendisini cep telefonu kamerasıyla çekip, saçlarını şekilden şekle sokarak "Sevgilim beni nasıl beğenirsin?" diye sorduğu kısacık bir video... Dalga geçtik, güldük ettik, iyi güzel de; bir ilişkide zamanla, daha doğrusu aşık oldukça benim de bu kıza dönüştüğümü farkettiğim an çok korkunçtu. Meğerse ben de aşık oldukça zavallı bir ergene dönüyormuşum. Dolabınıza şöyle bir bakın. Bunu okulda giyerim, bunu hafta sonu giyerim, şunu gece çıkarken giyerim diye aldığınız bir sürü kıyafetle doludur eminim. Peki, yerine göre kıyafet seçmek gayet normalken, kişiye göre kıyafet seçmeyi neden karaktersizlikmiş gibi algılıyoruz? İşte onu ben de bilemiyorum. "Erkek arkadaşının beğenisine göre alışveriş yapan kız" tiplemesi çok itici, bunun ben de farkındayım. Ama hangimizin "Amaan şimdi O bunu hiç beğenmez, daha sade şeyler sever, en iyisi almayayım bunu, O bu rengi sevmez beyazını alayım bari..." diye elimize aldığımız şeyi yerine bırakmışlığımız yok ki? Aslında sevgilinin beğenisine göre kıyafet seçmeye de çok itirazım yok ama hoşlanılan kişinin beğenisine göre kıyafet seçmek gerçekten işkence. Daha en sevdiği yemeği bile bilmediğin bir adamın, neyi sevip sevmeyeceğine dair hiçbir fikrin olmadığı yeni birinin beğenisini tahmin etmeye ve ona uygun giyinmeye çalışıyorsun. Korkunç ama eksik bir çaba, muazzam fakat gereksiz bir efor. İşte o anlarda bizler de "Sevgilim beni nasıl beğenirsin?" diyen kızcağıza dönüşüyoruz aynanın karşısında. Sevgilim beni nasıl beğenirsin? Kot mu giysem etek mi? Topuklu sevmez misin yoksa? Peki, ya hardal rengi? Ama bu sene çok moda diyorlar... Kılık kıyafet konusunda erkeğin yönlendirmesiyle hareket etmek başka, onun beğenisine uygun olmaya çalışıp, stilinden ödün vermeden, onun da beğeneceği gibi biri olmaya çalışmak başka. Tercihim stilimden ödün vermemek olsa da, bazen bir erkeği o kadar çok seversin ki, ayakkabının bağcığının rengi bile onun hoşlandığı renk olsun istersin. Ruhun on yaş geriye gider, aynanın karşısında "Sevgilim beni nasıl beğenirsin?" bile dersin.. İşte o adam hayatınızın aşkı olabilir! Bu kadar romantik senaryoların tabii ki bir de karşı cephesi var; felaket durumlar. Mesela; Yazın tanışılan sevgilinin/flörtün, havalar soğuduğunda senin ilk kez Ugg bot giydiğini görüp "Iyyy sen Ugg mı giyiyorsun?" tepkisi... İkinci bir şansı bile haketmiyorlar, hemen ayrılın. Sizi Ugg bot kadar rahat ettirecek bir erkek bulursanız da sakın bırakmayın! Çünkü bazı erkekleri en sevdiğin ayakkabından bile vazgeçecek kadar çok seversin ve bir kadını ayakkabısından bile vazgeçiren bir erkek varsa, işte o hayatının aşkıdır.
Giselle'li Versace reklamları »
Engin ile Özge'nin mutlu beraberliği »
Kıvanç ile Azra evlilik yolunda! »
İbrahim Tatlıses - Ayşegül Yıldız »
En ilginç tasarımlar »
Genç tasarımcıdan ilginç ayakkabılar »
Adım adım imza »
Yazı sıkı bir vücutla karşılayın! »
Beren & Kenan el ele »
tüm galeriler »